Sayfalar

Senem Tekinkoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Senem Tekinkoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

LAVANTA KOKUSU - YORUM



TANITIM

“Kader farklı zamanlarda, farklı insanlara, yarım kalmış aynı yaşamı sunabilir miydi?” Bazen sadece bir kutunun içinde gizleniyordu hayat.”

Yazarın ilk kitabı olan Lavanta Kokusu 1800’lü yılların sonunda tiyatrolarda sahne alan ünlü sihirbaz Basco ve Lucia Di Lammermoor Operası’nın yıldız sopranosu Eleni’nin yarım kalan hikâyesinin, dört farklı kuşağın kaderinde tamamlanışını konu alıyor.

Tebrizli bir aileden gelen Laneh ve Fransız yazar Marcel’in yollarının kesişmesiyle başlayan hikâye, gelgitlerle dolu bir aşkın ortasında geçmişin sayfalarını aralamayı başarıyor.
Antalya’dan Tebriz’e uzanan hikâye; insanın korkularının ve cesaretsizliklerinin geçmiş ve gelecek arasında yaşanan gelgitler olduğu algısını kırarak, ruhlarımızı yoran asıl gelgitin “yaşanan” ve “yaşansa nasıl olurdu” diye sorgulanan iki geçmiş arasında yaşandığından yola çıkıyor.


“Lavanta Kokusu”, Fars edebiyatının ünlü şair ve yazarlarının uyuduğu “Şairler Mezarlığı”ndan, insanı bambaşka bir zamana sürükleyen nakş sanatına, bir tiyatro sahnesinden, iki bin yıllık büyüleyici Aspendos Antik Tiyatrosu’na, Hadrianus Kapısı’ndan Antalya Kaleiçi’nin arnavut kaldırımlı sokaklarına uzanan sürükleyici bir hikâye ve lavantaların arasına saklamış bir aşk sunuyor okurlarına.



AZİZ ARİF - YORUM



TANITIM

“ Yeter bu kadar kendine yabancı durduğun. İçinde çürüyen ne varsa at gitsin. Ezberlediğin tüm yenilgilerden sıyrıl. Kırılan ne kadar umudun varsa, yeniden tut bir ucundan. Kırık dökük olmadan önceki halini yeniden bul. Hatırla kendini. Ama unut sana öğretilen her şeyi. Seni boğan herkesi...
Yeniden başla. Yeni bir anın içinde, yeniden doğ. Yeniden renklen, yeniden canlan, yeniden kendine bak.  İçindeki boşluk başkasının değil, senin yokluğun. Sen sadece kendine hasretsin.
Hadi kalk ayağa !!!


AZİZ ARİF; genç bir kadının arınma ve kendini yeniden bulma yolculuğu... Karaköy'deki Aziz Arif Pansiyonu'na yerleşen Lavin, burada kendi geçmişiyle hesaplaşıp, yeni bir hayata başlamaya hazırlanırken;  yan odasında kalan sessiz bir adam  ilgisini çekmeye başlar. Zamanla sekiz numaralı odaya girip, sessiz adamın dünyasının kapısını aralamak için dayanılmaz bir istek duyar. Ve Aziz Arif 'le karşılaşır. Lavin'in hafızası tersine döner. Karanlık bir sırrın içinde cesareti sınar. Çünkü Aziz Arif Pansiyonu pek de masum bir yer değildir.



ZAMAN MÜHÜRCÜSÜ - YORUM


Tanıtım Bülteni

Deseler ki üst üste koyup biriktirdiğin ne varsa unutacaksın. Nasıl biri olacağını sen seçeceksin. Her yürümek istediğinde ayak bileğine dolanan ve her adım attığında boynuna kadar çıkıp seni boğan o ipi kesip atsan, nereye kadar gidersin? Koskoca evrenin içinde sığmadığın ne varsa yerle bir olsa, nereye ait olursun? Hangi acıyı söküp atalım ve yerine hangi mutluluğu koyalım? diye sorsalar mesela... Bu bilmediğim hayalde, hayata ne verir, ondan ne alırdım diye düşünüyorum bazen."

Zaman Mühürcüsü; kan bağı olmayan insanlardan oluşan bir ailenin biraraya geliş yolculuğu... Bir sırrın içinde mühürlenen bir zamanın hikâyesi! Osmanlı Mevlevi Saatçileri'nden Ahmet Eflâki Dede'nin dokuz numaralı saatinin büyüsüne kapılarak saat tasarlamaya başlayan genç bir adamın yaptığı saatin içinde saklanan bir sırrın açığa çıkmasıyla başlayan romanda, yetimhanede büyümüş genç bir fotoğrafçının gözünden de hayat kareleri sunuluyor. Büyükada'daki bir konak ve Üsküp'teki Kurşunlu Han arasında geçen hikâye, Yugoslavya'nın henüz dağılmadığı 1960'lı yıllardan bugünün Makedonya'sına uzanan geçişlerden izler taşıyor.
 

Yazarı: Senem Tekinkoca
Çevirmeni : -
Orjinal Adı: -

Yayınevi : Postiga Yayınları
Goodreads Puanı: -

Seri Sıralaması: -
Safa Sayısı: 288